Zamana ve Savaşlara Direnen Miras: Gelibolu'nun Dini ve Sivil Mimarisi
Gezi Rehberi

Zamana ve Savaşlara Direnen Miras: Gelibolu'nun Dini ve Sivil Mimarisi

Serhat Özçelik

4 dk okuma444

Yüzyıllar boyunca depremlerle sarsılan ve I. Dünya Savaşı'nın ağır yıkımına uğrayan Gelibolu, geçmişin izlerini taşıyan kısıtlı ama son derece kıymetli bir mimari mirasa ev sahipliği yapıyor.

XVII. yüzyılda ünlü seyyah Evliya Çelebi, Gelibolu'da 164 adet cami, mescit, tekke ve zaviyenin varlığından bahseder. Ne yazık ki, XIV. yüzyıldan XX. yüzyıl başlarına kadar inşa edilen bu dini ve sosyal amaçlı binaların çok büyük bir kısmı, üst üste yaşanan depremler ve özellikle I. Dünya Savaşı'ndaki şiddetli bombardımanlar sonucunda harabeye dönüşerek yok olmuştur. Günümüze ulaşabilen eserler ise genellikle ciddi onarımlar geçirerek ayakta kalmayı başarmıştır.

Dini Mimari: Camiler, Mevlevihane ve Türbeler Bölgenin en önemli inanç merkezlerinden biri olan Gelibolu Ulu Cami (1385), XVIII. yüzyıl sonlarında 9 kubbeli görkemli bir yapıyken, 1889 yılındaki büyük onarımda tümüyle yenilenerek bugünkü görünümünü kazanmıştır. Kendi türünün en güzel örneklerinden biri olan Azaplar Namazgâhı (1407) ise orijinal zarafetiyle hâlen ayaktadır. Sofuca Halil Mescidi, Yazıcızâde Mescidi ve sadece kapısı orijinal kalan Kadı İskelesi (Buhurî) Camii (1557) gibi eserler ise onarımlarla aslından uzaklaşarak cami olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Önemli inanç merkezlerinden bir diğeri ise Ahi Devle Zaviyesi üzerine kurulan ve 1766 depremi, Yunan işgali gibi sayısız felaket atlatan Gelibolu Mevlevihanesi'dir. Mevcut bina, Sultan II. Abdülhamid döneminde (1899-1900) yeniden inşa ettirilmiştir.

Mezar anıtları ve türbeler konusunda da zengin bir mirasa sahip olan Gelibolu'da; genellikle denizci komutanlar ve tarikat büyüklerine ait olan Alemdar Ali Baba Türbesi (tümüyle yenilenmiştir), Şerbetçi Baba Türbesi, Mansur Bey Türbesi, Saruca Paşa Türbesi, Sinan Paşa Türbesi ve açık türbe niteliğindeki Bayraklı Baba yatırı gibi yapılar ayaktadır. Şehirde ayrıca Yazıcızâde ve kardeşinin mezarları gibi etrafı çevrili çok sayıda hazire bulunmaktadır.

Sivil Mimari: Kaybolan Kervansaraylar, Çifte Hamamlar ve Tarihi Çeşmeler Arşiv kayıtlarında geçen görkemli medreseler, darü’l-kurralar, imaretler ve XVI. yüzyılda sayısı on civarında olan kervansarayların (hanların) tamamı ne yazık ki yıkılıp gitmiştir. Ayakta kalmayı başaran hamamlar ise Saruca Paşa Çifte Hamamı, Şengül Hamamı, Yakub Bey Hamamı, Kasap Hamamı, Pazar Hamamı ve Has Ahmet Bey Hamamı olup, bunların çoğu günümüzde harabe durumundadır. Örtü sistemindeki zenginlikle Saruca Paşa Hamamı ve enine sıcaklıklı tipiyle İznik imaretine vakıf olan Şengül Hamamı mimari açıdan göze çarpmaktadır.

Günümüze ulaşan tarihi çeşmelerin en eskisi 1449 tarihli Eken Çeşmesi iken; mimari açıdan en gösterişli olan eser, Kaymak Mustafa Paşa'nın yaptırdığı 1725 tarihli Telli Çeşme’dir. Yazıcızâde Camii önünde yükselen Yazıcızâde Çeşmesi ise geç dönem eseri olmasına rağmen, üzerindeki 1428 ve 1404 yıllarına ait devşirme kitabeleriyle dikkat çekmektedir.

Araştırma Kaynağı: Bu makalede sunulan tüm veriler ve tarihi tespitler, Prof. Dr. Ali Osman Uysal'ın "Gelibolu Değerleri Sempozyumu (2008)", "Eceabat Değerleri Sempozyumu (2008)" ve "26. Araştırma Sonuçları Toplantısı (2008)" kapsamındaki akademik yayınlarından özetlenerek hazırlanmıştır.


Bu mekânları rehber eşliğinde keşfetmek ister misiniz? Profesyonel rehberlerimiz eşliğinde tüm şehitlikleri ve tarihi noktaları ziyaret edin. Çanakkale Şehitlik Turu detayları →

Sık Sorulan Sorular

Gelibolu'daki tarihi Osmanlı eserlerinin çoğu neden günümüze ulaşamamıştır?

XVII. yüzyılda Evliya Çelebi'nin 164 eserden bahsettiği Gelibolu'da, dini ve sivil mimarinin büyük bir kısmı, tarih boyunca bölgede yaşanan şiddetli depremler ve özellikle I. Dünya Savaşı (Çanakkale Muharebeleri) sırasındaki bombardımanlar nedeniyle tamamen yıkılmış veya harabeye dönüşmüştür.

Gelibolu Ulu Cami (Büyük Cami) orijinal yapısını koruyor mu?

Hayır. İlk olarak 1385 yılında inşa edilen, Bursa ve Edirne ulu camileri gibi çok kubbeli bir plana sahip olduğu bilinen yapı, zaman içindeki onarımlar ve özellikle 1889 yılındaki büyük restorasyon neticesinde tümüyle yenilenmiş ve şimdiki görünümünü kazanmıştır.

Şehirde ayakta kalan sivil mimari eserlerinden olan tarihi hamam ve çeşmeler hangileridir?

Sivil mimariden ayakta kalan, çoğu harabe durumunda olan hamamlar; Saruca Paşa, Şengül, Yakub Bey, Kasap, Pazar ve Has Ahmet Bey hamamlarıdır. En eski çeşme 1449 tarihli "Eken Çeşmesi" iken, mimari olarak en gösterişli olanı ise 1725 yılında yaptırılan "Telli Çeşme"dir.

Gezi Rehberi

Bu yazıyı paylaş