19 Mayıs 1915: Çanakkale'nin Unutulan Büyük Taarruzu
Çanakkale Savaşları'nın her anı destansı bir direnişi barındırsa da, bazı olaylar hafızalarda diğerlerinden daha az yer bulur. 19 Mayıs 1915 sabahı, Gelibolu Yarımadası'nda, Kocaçimen Tepe'den Conkbayırı'na uzanan Anzak hattına karşı gerçekleştirilen büyük Türk taarruzu da bunlardan biridir. Esat Paşa komutasındaki 42.000 askerin katıldığı bu harekat, yaklaşık 10.000 Türk askerinin şehit düşmesiyle sonuçlanan, savaşın en kanlı ve en büyük Türk saldırılarından biriydi.
Bu taarruz, Anzakların 25 Nisan 1915'teki çıkarma harekâtının ardından cephedeki statükoyu kırmak ve düşmanı denize dökmek amacıyla planlanmıştı. Osmanlı Genelkurmayı, aylardır süren yıpratma savaşlarının ardından kesin bir sonuç almak için tüm gücünü bu operasyona yoğunlaştırmıştı. Ancak, zorlu arazi koşulları, düşmanın tahkimatları ve Türk askerinin yeterli topçu desteğinden yoksun oluşu, harekatın başarısını baştan zora sokan faktörlerdi.
Taarruz Öncesi Durum ve Esat Paşa'nın Kararı
Nisan ve Mayıs 1915 boyunca Anzak cephesi, her iki taraf için de son derece yıpratıcı çatışmalara sahne olmuştu. Özellikle Kanlısırt, Kırmızısırt ve 57. Alay Şehitliği'nin bulunduğu bölgelerde şiddetli siper savaşları yaşanıyordu. Mustafa Kemal'in 25 Nisan'daki müdahalesiyle durdurulan Anzak ilerleyişi, cepheyi bir çıkmaza sürüklemişti. Bu durum karşısında 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders, Anzak hattı taarruzu ile kesin sonuç almayı hedefledi.
Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa (Esat Bülkat), bu taarruzun planlamasından sorumluydu. Türk birliklerinin uzun süredir siperlerde olmaları, ikmal sorunları ve yorgunlukları göz önüne alındığında, böylesine geniş çaplı bir taarruzun riskleri büyüktü. Ancak stratejik gereklilikler, bu kararın alınmasında etkili oldu. Esat Paşa, emrindeki birlikleri yeniden organize ederek, 19 Mayıs sabahı için son hazırlıkları tamamladı.
Türk Birliklerinin Konuşlanması ve Taarruz Planı
19 Mayıs 1915 Türk taarruzu için Türk birlikleri, Anzakların belirgin şekilde tahkim ettiği Kocaçimen Tepe'den denize doğru uzanan cephe boyunca konuşlandırıldı. Plan, düşman siperlerine gece sızarak, şafakla birlikte ani bir hücumla Anzak hattını yarmak ve onları kıyıya sürmekti. Taarruzda şu ana birlikler görevlendirilmişti:
- 3. Kolordu (Sedefne Bölgesi'nden Kocaçimen Tepe'ye kadar)
- 15. Kolordu (Kocaçimen Tepe'den Conkbayırı'na kadar)
- 16. Kolordu (Conkbayırı'nın güneyinden Arıburnu'na kadar)
Toplamda yaklaşık 42.000 asker, bu büyük operasyonda yer alacaktı. Askerlerin moralini yükseltmek için son derece duygusal konuşmalar yapıldı ve vatan savunması vurgulandı. Ancak, Anzak siperlerinin birbirine çok yakın olması, dikenli tel engelleri ve makineli tüfek yuvaları, ilerlemeyi son derece zorlaştıracaktı.
19 Mayıs Sabahı: Kanlı Hücum
19 Mayıs 1915 sabahı saat 03:30 sularında, Türk topçusunun kısa süreli hazırlık atışlarının ardından büyük 1915 Türk saldırısı başladı. Anzak siperleri boyunca, süngü takmış Türk askerleri, büyük bir cesaretle düşman hatlarına doğru ilerledi. Ancak, Anzaklar, Türk taarruzundan haberdar oldukları için iyi hazırlanmışlardı. Türk askerleri, daha siperlere ulaşamadan yoğun makineli tüfek ve tüfek ateşiyle karşılaştı.
Özellikle Kanlısırt ve Kırmızısırt bölgelerinde çatışmalar inanılmaz bir şiddete ulaştı. Türk askerleri, büyük kayıplar vererek ilerlemeye çalıştı. Bazı noktalarda Anzak siperlerine girmeyi başardılar, ancak takviye alamadıkları için geri çekilmek zorunda kaldılar. Günün ilk ışıklarıyla birlikte, siperler arasındaki arazi, binlerce şehidin cansız bedeniyle doluydu. Taarruz, öğleden sonra saatlerinde durma noktasına geldi.
Kayıplar ve Harekatın Başarısızlık Nedenleri
19 Mayıs 1915 Türk taarruzu, Türk ordusu için ağır bir bedele mal oldu. Resmi kayıtlara göre, bu tek günde yaklaşık 10.000 Türk askeri şehit düştü veya yaralandı. Bu rakam, Çanakkale Savaşları'nın tek bir günde yaşanan en büyük kayıplarından birini temsil eder. Anzak kayıpları ise yaklaşık 700 civarındaydı, bu da Türk taarruzunun ne kadar zorlu şartlarda yapıldığını ve Anzak savunmasının ne denli etkili olduğunu gösterir.
Taarruzun başarısız olmasının başlıca nedenleri şunlardı:
- Düşman İstihbaratı: Anzaklar, Türk taarruzundan önceden haberdar olmuş ve siperlerini güçlendirmişlerdi.
- Yetersiz Topçu Desteği: Türk topçusu, düşman siperlerini yeterince tahrip edememişti.
- Zorlu Arazi ve Tahkimat: Tepelik ve engebeli arazi, Anzakların savunma hatlarını daha da güçlendirmişti.
- Koordinasyon Eksikliği: Büyük bir cephe boyunca eş zamanlı ve koordineli bir saldırı yapmak, o dönemin koşullarında oldukça zordu.
24 Mayıs 1915 Ateşkesi ve İnsani Dram
19 Mayıs'taki kanlı taarruzun ardından, siperler arasındaki arazi, binlerce şehit ve yaralı Türk askerinin cansız bedenleriyle doluydu. Güneşin altında kalan cesetler, korkunç bir manzaraya yol açmış ve salgın hastalık riskini artırmıştı. Bu insani dram karşısında, her iki taraf da geçici bir ateşkesin gerekliliğini anladı. 24 Mayıs ateşkesi, bu trajik durumun bir sonucuydu.
24 Mayıs 1915 günü, öğleden sonra saat 16:00'dan ertesi gün sabah 09:00'a kadar geçerli olmak üzere, yaralıların ve şehitlerin toplanması için bir ateşkes ilan edildi. Bu kısa süreli barış anı, siperlerdeki askerler için hem bir rahatlama hem de savaşın korkunç yüzünü tüm çıplaklığıyla görme fırsatı oldu. Türk ve Anzak askerleri, siperlerden çıkarak şehitlerini toprağa verdiler. Bu anlar, savaşın acımasızlığını ve insanlığın ortak paydasını gözler önüne seren nadir anlardandı.
ÇATAB Kaynakları ve Tarihi Önemi
19 Mayıs 1915 Türk taarruzu hakkında en detaylı bilgiler, Çanakkale Tarih Araştırmaları Merkezi (ÇATAB) tarafından yayımlanan iki ciltlik resmi yayınlarda bulunmaktadır. Bu kaynaklar, harekatın planlaması, icrası ve sonuçlarına dair kapsamlı veriler sunar. ÇATAB'ın titiz çalışmaları sayesinde, bu az bilinen ancak savaşın gidişatını etkileyen önemli olay, tarihçilerin ve araştırmacıların dikkatine sunulmuştur.
Bu taarruz, Çanakkale Savaşları'nın stratejik çıkmazını ve Osmanlı ordusunun düşmanı Gelibolu'dan atmak için ne denli büyük fedakarlıklar yaptığını gösterir. Türk askerinin azmi ve kahramanlığı, böylesine ağır kayıplara rağmen siperleri terk etmemesiyle bir kez daha kanıtlanmıştır. Esat Paşa taarruzu, Anzak cephesindeki en büyük Türk saldırısı olarak tarihteki yerini almıştır.
Ziyaretçiler İçin Gelibolu'da 19 Mayıs 1915 İzleri
Bugün Gelibolu Yarımadası'nı ziyaret edenler, 19 Mayıs 1915 Türk taarruzunun yaşandığı bölgelerde hala o günlerin izlerini görebilirler. Özellikle Kanlısırt, Kırmızısırt ve 57. Alay Şehitliği civarı, bu kanlı çatışmaların merkez üssüydü. Ziyaretçiler, bu bölgelerde bulunan anıtlar ve şehitlikler aracılığıyla o gün yaşananları daha iyi kavrayabilirler. Şehitliklerin düzeni ve mezar taşları, Türk askerinin fedakarlığını sessizce anlatır.
Bu özel bölgeyi rehberli bir ziyaretle gezmek, o günlerin atmosferini daha derinden hissetmenizi sağlayacaktır. Anzak Koyu'ndan Conkbayırı'na uzanan hat boyunca, her metrekaresi şehit kanıyla sulanmış bu toprakların hikayesini dinlemek, Gelibolu deneyiminizi çok daha anlamlı kılacaktır. Kocaçimen Tepe'den bakıldığında görülen Anzak cephesi, harekatın zorluğunu gözler önüne serer.
Sonuç: Fedakarlığın ve Azmin Sembolü
19 Mayıs 1915 Türk taarruzu, Çanakkale Savaşları'nın en büyük ve en kanlı Türk operasyonlarından biriydi. Yaklaşık 10.000 şehit ve yaralıya mal olmasına rağmen, Türk askerinin vatan savunmasındaki azmini ve fedakarlığını bir kez daha ortaya koymuştur. Bu az bilinen büyük saldırı, Gelibolu Yarımadası'nın her köşesinde yankılanan kahramanlık destanının önemli bir parçasıdır.
ÇATAB kaynaklarının da teyit ettiği üzere, bu taarruz, stratejik hedeflerine ulaşamamış olsa da, düşmana büyük zayiat verdirmiş ve onların ilerleme hevesini kırmıştır. 24 Mayıs ateşkesi ise, savaşın en acımasız anlarında bile insanlığın ortak paydasında buluşabildiğini gösteren önemli bir detaydır. Gelibolu'nun her metrekaresi, bu tür fedakarlıkların sessiz tanığı olmaya devam edecektir.
Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı — Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı (ÇATAB), Resmî Yayınlar ve Arşiv. canakkaletarihialan.gov.tr



