Mehmet Şefik Aker ve Çanakkale'nin Kanlı Başlangıcı
25 Nisan 1915 sabahı, Gelibolu Yarımadası'nın Arıburnu kıyılarına çıkan Anzak kuvvetleri, beklenenden çok daha hızlı ilerlemeyi hedefliyordu. Ancak bu plan, kıyıya ilk çıkan birliklerin karşısında beklenmedik bir direnişle karşılaştı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, saat 05:00 sularında karaya ayak basan Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu (ANZAC) askerleri, karşılarında Yarbay Mehmet Şefik Aker komutasındaki 27. Alay'ın kahramanlık destanını yazan direnişiyle karşılaştı. Bu direniş, Çanakkale Savaşı'nın kaderini tayin eden en kritik anlardan biriydi ve Mehmet Şefik Aker'in adı bu direnişle ölümsüzleşti.
Yarbay Mehmet Şefik Aker, 1332 (1916) tarihli Harp Mecmuası’nın 19. sayısında “Arıburnu’nda İlk Temas” başlıklı makalesinde bu anları detaylı bir şekilde anlatır. O sabah, 27. Alay’ın 1. Taburu, Yarbay Aker’in doğrudan emrinde, düşmanın beklenmedik çıkarma harekâtına karşı ilk savunma hattını oluşturuyordu. Bu tabur, yaklaşık 1.000 kişilik bir kuvvetle, on binlerce düşman askerinin karşısında adeta bir duvar ördü. Bu ilk müdahale, düşmanın iç bölgelere doğru ilerlemesini saatler boyunca geciktirerek, Türk takviye kuvvetlerinin bölgeye ulaşması için hayati bir zaman kazandırdı. Bu kritik anlar, mehmet şefik aker adının Çanakkale'deki önemini kanıtlamaktadır.
Mehmet Şefik Aker'in Askeri Kariyeri ve Eğitimi
Mehmet Şefik Aker, 1877 yılında İstanbul’da doğdu. Askeri eğitimine erken yaşlarda başladı ve 1899 yılında Harp Okulu’ndan teğmen rütbesiyle mezun oldu. Ardından Harp Akademisi’ni başarıyla tamamlayarak kurmay yüzbaşı oldu. Askerlik hayatının çeşitli kademelerinde görev aldı; özellikle Balkan Savaşları’nda gösterdiği başarılar ile dikkat çekti. Trablusgarp ve Balkan Savaşları’ndaki tecrübeleri, onun ileride Çanakkale’de sergileyeceği stratejik dehanın temelini oluşturdu. Aldığı eğitim ve saha tecrübesi, onu çanakkale savaşı gibi büyük bir mücadeleye hazırlayan önemli faktörlerdendi.
Osmanlı İmparatorluğu'nun çalkantılı dönemlerinde askeri alanda önemli görevler üstlenen Aker, modern harp taktikleri konusunda bilgili, disiplinli ve cesur bir komutandı. Balkan Savaşları sırasında Edirne savunmasında görev almış, ardından Batı Trakya Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşunda ve müdafaasında önemli roller üstlenmişti. Bu tecrübeler, onun düşman karşısında sergileyeceği soğukkanlılığı ve stratejik düşünme yeteneğini geliştirmişti. Kahraman unvanını hak etmesinde bu tecrübeler önemli bir yer tutmaktadır.
27. Alay ve Arıburnu Çıkarmasına İlk Müdahale (25 Nisan 1915)
Çanakkale cephesinin en kritik bölgelerinden biri olan Arıburnu, stratejik konumu itibarıyla düşman için büyük önem taşıyordu. Yarbay Mehmet Şefik Aker komutasındaki 27. Alay, Gelibolu Yarımadası'nda, özellikle Arıburnu bölgesinin savunmasından sorumlu bir birlikti. Alay, 1. ve 3. Taburları ile sahil hattını tutarken, 2. Tabur yedekte bulunuyordu. 25 Nisan 1915 sabahı, saat 04:30 civarında başlayan düşman çıkarması, Alay Komutanı Aker'in hızlı ve doğru kararlarıyla karşılandı.
Düşmanın kıyıya yaklaşması ve ilk dalgaların karaya çıkmaya başlamasıyla birlikte, Yarbay Aker, 27. Alay’ın 1. Taburu’nu derhal düşmana karşı sevk etti. Bölgedeki Türk topçu bataryaları da düşman gemilerine ateş açarak çıkarma operasyonunu yavaşlatmaya çalıştı. Ancak asıl direniş, Mehmet Şefik Aker'in askerlerinin süngüleri ve tüfekleriyle gerçekleşti. 1. Tabur, Conkbayırı’na doğru ilerlemeyi hedefleyen Anzak kuvvetlerini durdurmak için şiddetli bir direniş gösterdi. Bu anlar, komutan Aker'in liderliğinin en belirgin örneklerinden biridir.
Kritik Saatler: Anzak İlerlemesinin Durdurulması
25 Nisan sabahı saat 05:00 ile 09:00 arasındaki o kritik dört saat, Çanakkale Savaşı'nın seyrini belirledi. Yarbay Mehmet Şefik Aker'in 27. Alay’ının 1. Taburu, Arıburnu’nun kuzeyindeki Kanlısırt ve Kılıçbayırı bölgelerinde yoğun çatışmalara girdi. Anzak askerlerinin ilk hedefi, Kocaçimen Tepe ve Conkbayırı’nı ele geçirerek yarımadayı ikiye bölmek ve Türk savunmasını çökertmekti. Ancak Aker’in taburu, sayıca üstün düşman karşısında mevzilerini terk etmedi ve inatçı bir savunma sergiledi. Bu direniş, Anzakların başlangıçtaki hedeflerine ulaşmasını engelledi.
Bu direniş, Mustafa Kemal (Atatürk) komutasındaki 19. Tümen’in ve özellikle 57. Alay’ın bölgeye ulaşması için hayati bir zaman dilimi sağladı. 19. Tümen, saat 10:00 sularında Conkbayırı'na ulaştığında, düşmanın henüz tam olarak mevzilenemediğini ve 27. Alay'ın düşmanı kıyıya yakın bir hatta tuttuğunu gördü. Bu durum, Mustafa Kemal’e karşı taarruz emrini verme fırsatı verdi ve böylece Anzak ilerlemesi kesin olarak durduruldu. Mehmet Şefik Aker’in bu kritik müdahalesi, Çanakkale’nin ‘geçilmez’ olmasında büyük rol oynadı.
Mehmet Şefik Aker'in Stratejik Dehası ve Liderliği
Yarbay Mehmet Şefik Aker’in Arıburnu’ndaki başarısı sadece askeri cesaretiyle değil, aynı zamanda stratejik dehasıyla da öne çıkar. Düşman çıkarmasının başladığı anlarda, bölgedeki mevcut kuvvet dağılımı ve arazinin yapısı hakkında hızlı ve doğru analizler yaparak en uygun savunma pozisyonlarını almıştır. Emrindeki askerleri moral motivasyon açısından yüksek tutmayı başarmış, onların çetin şartlar altında dahi direnişlerini sürdürmelerini sağlamıştır. Mehmet Şefik Aker, bu yönüyle askeri literatüre geçmesi gereken bir liderdir.
Aker, 27. Alay’ın dağılımını ve hareket kabiliyetini çok iyi yönetti. Askeri birliğinin her bir ferdinin moralini yüksek tutarak, canları pahasına savaşmalarını sağladı. Bu durum, Türk ordusunun Çanakkale'de sergilediği genel direnişin en çarpıcı örneklerinden biridir. Onun liderliği sayesinde, Türk askerleri, sayılarının çok üzerinde olan düşman kuvvetlerine karşı üstün bir mücadele sergileyerek Anzakların planlarını altüst etti. Özellikle ilk günkü çatışmalarda verilen şehit sayısı ve düşmana verilen kayıplar, bu direnişin şiddetini gözler önüne serer.
Savaş Sonrası Hayatı ve Mirası
Çanakkale Savaşı’nın ardından Mehmet Şefik Aker, farklı cephelerde görev yapmaya devam etti. Sina ve Filistin cephelerinde de önemli görevler üstlendi, ancak onun adı en çok Çanakkale’deki Arıburnu savunmasıyla anıldı. Cumhuriyet’in ilanından sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nde hizmetine devam etti ve çeşitli komutanlık pozisyonlarında bulundu. Askerlik hayatından sonra sivil hayata geçerek hatıralarını kaleme aldı. Özellikle Çanakkale Savaşları’na ilişkin yazdığı makaleler ve notlar, o dönemin anlaşılması açısından paha biçilmez değerdedir.
Mehmet Şefik Aker, 1964 yılında hayata gözlerini yumdu. Ancak geride bıraktığı mirası, Türk askeri tarihinin önemli bir parçası olarak yaşamaya devam etmektedir. Onun yazdıkları ve savaş sırasındaki kahramanlıkları, günümüzde dahi askeri akademilerde ve tarih derslerinde incelenmektedir. Kahraman Mehmet Şefik Aker’in adı, Gelibolu Yarımadası’ndaki şehitliklerde ve anıtlarda da yaşatılmaktadır. Gelecek nesiller için onun hatırası, vatan savunması bilincinin pekiştirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
Ziyaretçiler İçin Mehmet Şefik Aker'in İzinde Bir Gezinti
Gelibolu Yarımadası’nı ziyaret edenler için Mehmet Şefik Aker’in komuta ettiği 27. Alay’ın ilk direniş noktaları, tarihi bir yolculuk sunar. Özellikle Arıburnu ve çevresi, o kanlı sabahın izlerini taşır. Ziyaretçiler, Anzak Koyu'ndan başlayarak, Kılıçbayırı, Kanlısırt ve Conkbayırı istikametine doğru ilerleyerek, 27. Alay'ın mücadelesini daha iyi anlayabilirler. Bu güzergah, 25 Nisan 1915 sabahı yaşanan olayları kronolojik olarak takip etmenizi sağlar.
Bu güzergah üzerinde, 27. Alay Şehitliği ve Anıtı da bulunmaktadır. Burası, Mehmet Şefik Aker’in komutasındaki askerlerin anısına yapılmıştır ve ziyaretçilere duygusal bir deneyim sunar. Alayın ilk mevzileri ve düşmanla ilk temas noktaları, rehberler eşliğinde detaylı bir şekilde anlatılabilir. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içinde yer alan bu bölgeler, yılın her mevsimi ziyarete açıktır. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında hava koşulları daha elverişli olmaktadır.
Ziyaret Notları ve Pratik Bilgiler
Arıburnu bölgesini ve 27. Alay’ın direniş noktalarını ziyaret ederken aşağıdaki pratik bilgileri göz önünde bulundurmak faydalı olacaktır:
- Ulaşım: Gelibolu Yarımadası’na Çanakkale merkezden kalkan feribotlar veya karayolu ile ulaşılabilir. Bölge içinde ise özel araç veya tur otobüsleri tercih edilmelidir.
- Ziyaret Saatleri: Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı genel olarak 08:00 - 18:00 saatleri arasında açıktır. Ancak belirli anıt ve şehitlikler için özel düzenlemeler olabilir.
- Rehberlik: Bölgeyi bir rehber eşliğinde gezmek, tarihi detayları ve olayların derinliğini anlamak açısından çok daha faydalıdır.
- Yanınızda Bulundurmanız Gerekenler: Yürüyüş ayakkabısı, su, şapka ve güneş kremi gibi temel ihtiyaçlar özellikle yaz aylarında önemlidir.
Aşağıdaki tablo, bölgedeki bazı önemli noktaların yaklaşık mesafelerini göstermektedir:
| Yer | Konum | Çanakkale Merkez'e Uzaklık (Yaklaşık) |
|---|---|---|
| Anzak Koyu | Eceabat / Arıburnu | 35 km |
| 27. Alay Şehitliği | Arıburnu | 37 km |
| Conkbayırı | Arıburnu | 40 km |
Mehmet Şefik Aker'in Arıburnu Savunmasındaki Önemi
Çanakkale Savaşı'nın ilk gününde yaşanan Arıburnu çıkarması, savaşın en kritik anlarından biriydi. Düşman kuvvetlerinin hızlı bir ilerleme kaydetmesi ve stratejik tepeleri ele geçirmesi durumunda, savaşın seyri çok farklı olabilirdi. Ancak Yarbay Mehmet Şefik Aker'in emrindeki 27. Alay'ın gösterdiği olağanüstü direniş, bu planı bozdu. Aker ve askerleri, düşmanın karaya ayak basar basmaz karşılaştığı ilk ciddi engel oldular. Bu ilk direnç, Türk savunmasının ne denli güçlü olduğunu düşmana gösterdi ve onların moralini olumsuz etkiledi.
Mehmet Şefik Aker’in liderliğindeki 27. Alay, 25 Nisan 1915 sabahı verilen kayıplara rağmen mevzilerini koruyarak, Mustafa Kemal’in 19. Tümeni’nin bölgeye ulaşmasına kadar düşmanı oyalamayı başardı. Bu durum, Türk ordusunun savunma stratejisinin başarılı bir şekilde uygulanmasının anahtarıydı. Çanakkale'de kazanılan zaferin temelinde, Mehmet Şefik Aker gibi kahraman komutanların ve onların fedakar askerlerinin ilk andan itibaren gösterdiği azim ve kararlılık yatmaktadır. Bu destansı direniş, savaşın seyrini tamamen değiştirerek, Türk milletinin hafızasında silinmez bir iz bırakmıştır.
Çanakkale Savaşları’nın her bir köşesi, ayrı bir kahramanlık hikâyesine ev sahipliği yapar. Yarbay Mehmet Şefik Aker’in Arıburnu’ndaki destansı mücadelesi de bu hikayelerin en önemlilerinden biridir. Onun ve 27. Alay’ının fedakarlığı, bugün de Gelibolu Yarımadası’nı ziyaret eden herkesin yüreğinde derin izler bırakır. Bu tarihi toprakları bir rehberli ziyaret ile keşfederken, mehmet şefik aker gibi kahramanların anısını yaşatmak, hepimizin boynunun borcudur.
Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı — Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı (ÇATAB), Resmî Yayınlar ve Arşiv. canakkaletarihialan.gov.tr



